Keratokunus Nedir ?
Share
Keratokonus (Konik Kornea Hastalığı)
Keratokonus Nedenleri Nelerdir?
Sistemik Durumlar
Bazı sistemik ve genetik hastalıklar keratokonus riskini artırabilir. Örneğin Marfan, Ehlers-Danlos, Down sendromu veya retinitis pigmentosa gibi bağ doku veya genetik yatkınlık içeren durumlarda keratokonus daha sık görülür. Ayrıca saman nezlesi ve astım gibi alerjik hastalıklar da keratokonuslu kişilerde yaygın olarak rastlanan durumlardandır. Bu durumlar göz alerjisi ve kronik inflamasyona neden olarak korneanın zayıflamasına katkıda bulunabilir.
Çevresel Faktörler
Çevresel etkenler arasında yoğun UV ışınına maruz kalma ve kuru iklim sayılabilir. Özellikle uzun süreli güneş ışığı (UV-A/UV-B) korneal dokuda stres yaratabilir. Yüksek rakımlı bölgelerde veya çok güneşli iklimlerde yaşayan kişilerde keratokonus daha sık görüldüğü gözlenmiştir. Ayrıca göz çevresinde kimyasal tahriş veya hava kirliliği gibi faktörler korneayı zayıflatabilir.
Göz Ovuşturma
Kronik ve şiddetli göz ovuşturma keratokonusun en önemli çevresel risk faktörlerinden biridir. Yapılan araştırmalar, keratokonuslu hastaların %80’e yakın bir kısmının düzenli olarak gözlerini ovuşturduğunu göstermiştir. Alerji, yorgunluk veya stres gibi nedenlerle sık sık göz ovuşturmak, korneanın konikleşmesine yol açan mekanik hasara neden olur. Basit gibi görünse de göz ovuşturma korneayı incelttiği ve şekil bozukluğunu hızlandırdığı için mutlaka kaçınılması gereken bir alışkanlıktır.
Aile Geçmişi
Genetik yatkınlık keratokonus gelişiminde rol oynar. Araştırmalara göre keratokonuslu hastaların yaklaşık onda birinin ailesinde de benzer bir kornea bozukluğu bulunur. Bu nedenle yakın akrabalarda keratokonus varsa riskiniz hafifçe artmış olabilir. Ailede keratokonus öyküsü olan kişilerde düzenli göz muayeneleri önemlidir, çünkü erken evrede yakalanırsa ilerlemesi daha iyi kontrol edilebilir.
Keratokonus Nasıl Anlaşılır? Nasıl Görürler?
Keratokonus genellikle ergenlik sonu veya 20’li yaşlarda başlar ve yıllar içinde ilerleyebilir. Hastalar en sık bulanık veya çarpık görmeden, parlak ışıklara karşı aşırı hassasiyetten yakınırlar. Görüşteki bu bozulma keratokonus belirtileri arasında yer alır; buna bağlı olarak gözlük veya lens numarasında sık değişiklik ihtiyacı da oluşabilir. Rutin göz muayenesinde göz doktoru, düzensiz astigmatizma veya kornea haritasındaki konik bozuklukları tespit ederek keratokonus tanısı koyabilir. Erken tanı için düzeltilemeyen görme sorunlarınızı düzenli kontrol ettirmek önemlidir.
Keratokonus Tedavisi Var mı? Keratokonus Nasıl Tedavi Edilir?
Keratokonus tedavisiyle tam bir iyileştirme mümkün olmasa da hastalığın ilerlemesi durdurulabilir ve görüşünüz iyileştirilebilir. Erken dönemde gözlük veya yumuşak kontakt lensle görme düzeltilmeye çalışılır. Hastalık ilerlediğinde ise sert gaz geçirgen (RGP) lensler sıklıkla kullanılır; bu lensler korneayı düzeltip net görüş sağlar. Görüşü artırmanın yanı sıra, kornea çapraz bağlama (CXL) adı verilen bir cerrahi olmayan işlemle hastalığın ilerlemesi yavaşlatılabilir. CXL’de korneaya riboflavin damlatılarak UV ışığı uygulanır; bu sayede korneal bağ dokusu güçlendirilip korneanın konikleşmesi azaltılır. Böylece hem görüş kalitesi yükselir hem de ileriki dönemde kornea nakli ihtiyacının önüne geçilebilir.
Keratokonusun Tedavi Yöntemleri
Kornea Çapraz Bağlama (CXL)
Kornea çapraz bağlama, keratokonusun ilerlemesini durdurmak için uygulanan bir yöntemdir. Tedavide göze önce riboflavin (B2 vitamini) içeren damlalar konur, ardından UV-A ışını verilerek korneada yeni bağlar oluşturulur. Bu işlem korneadaki kollajen liflerini birbirine bağlayarak dokuyu güçlendirir. Sonuçta korneanın konikleşmesi azalır; böylece hastalığın ilerlemesi yavaşlar veya durur. CXL genellikle erken evrede önerilir ve tekrarlanması gerekebilir.
Kornea İçi Halka (Intrastromal Kornea Halkası)
Keratokonus hafif-orta seviyedeyse kornea içine küçük yarı dairesel halkalar yerleştirilmesi bir seçenektir. Cerrahide göze, kornea tabakaları arasına ince plastik halkalar konur. Bu halkalar korneayı yatay yönde düzleştirerek kırma kusurunu azaltır, böylece hem görüş iyileşir hem de sert lensin takılması kolaylaşır. Halkalar genellikle bilindik olarak tek başına veya kornea çapraz bağlama ile birlikte uygulanır. İşlemden sonra da hastaların bir kısmı hala özel lensle görüşlerini sürdürebilir.
Kornea Nakli (Keratoplasti)
Hastalığın çok ilerlediği vakalarda, kornea aşırı incelmiş veya skar (yara izi) oluşmuşsa kornea nakli gerekebilir. Bu durumda hasarlı korneanın tümü veya bir kısmı alınarak yerine vericiden alınan sağlıklı kornea dokusu nakledilir. Kornea nakli genellikle başarılı bir işlemdir; çoğu hasta nakil sonrası görüşünde ciddi bir iyileşme yaşar. Ancak her nakilde olduğu gibi reddedilme riski, astigmatizma ve enfeksiyon gibi komplikasyonlar olabilir. Başarılı nakilde bile, gözde sert lens kullanımı gerekebilir.
Keratokonus İçin Ameliyat Şart Mı?
Hayır, her keratokonus hastasında ameliyat yapmak şart değildir. Çoğu vakada ilk aşamada görme bozukluğu lenslerle düzeltilebilir; cerrahi genellikle ileri dönemde düşünülür. Özellikle kornea çapraz bağlama gibi girişimler sayesinde hastalığın ilerlemesi durdurulabilir. Bu sayede pek çok hastada kornea nakline gerek kalmayabilir. Ancak kornea çok incelirse veya belirgin skar oluşursa nakil kaçınılmaz hale gelir. Kısacası, cerrahi seçenekler mevcut olsa da tedavi hastanın durumuna göre bireyselleştirilir.
Keratokonus İçin Kullanılan Kontakt Lens Çeşitleri Nelerdir?
Keratokonuslu hastalarda görmeyi artırmak için özel lensler kullanılır. Yaygın kontakt lens tipleri şunlardır:
-
Rijit Gaz Geçirgen Lensler (RGP): Keratokonusta en sık tercih edilen lenslerdir. Gözde kayar ve kornea yüzeyini düzleştirerek net görüş sağlar. Başlangıçta rahatsız edici olabilir, ancak görüş konforunu artırmak için bireysel olarak özel olarak tasarlanır.
-
Hibrit Lensler: Orta kısmı sert, çevresi yumuşak lenslerdir. Sert lens konforu isteyen ancak rahatsızlık hisseden hastalarda kullanılır. Merkezdeki sert kısım görmeyi düzeltirken, yumuşak çevresi daha iyi oturma ve konfor sağlar.
-
Skleral Lensler: Gözün beyaz kısmına (sklera) oturan, korneayı tamamen örten büyük lenslerdir. Çok düzensiz kornea şekline sahip ileri keratokonus vakalarında tercih edilir. Göz ile lens arasında sıvı tabakası oluşturarak görüşü düzeltir ve rahat bir kullanım sunar.
-
Piggyback Lensler: İki kat lens sistemidir. Gözün üzerinde önce yumuşak bir lens, sonra onun üzerine sert bir RGP lens takılır. Sert lensin yarattığı rahatsızlığı azaltmak ve görüşü iyileştirmek için kullanılır. Eğer tek başına sert lens takmak zor ise, “piggyback” uygulaması iyi bir alternatiftir.
Keratokonus Tehlikeli Midir?
Keratokonus hayatı tehdit eden bir hastalık değildir, ancak görme açısından ciddi sorunlara yol açabilir. Hastalık ilerledikçe korneada ani ödem (hidrops) ve skar oluşabilir; bu durum görüş kalitesini hızlıca kötüleştirir. Ayrıca belirgin astigmatizma nedeniyle günlük yaşam zorlaşabilir. Erken tanı ve uygun tedavi ile görme kaybı büyük ölçüde önlenebilir. Özetle keratokonus dikkatle izlenmesi gereken bir kornea hastalığıdır; basit önlemler (alerji tedavisi, göz ovuşturmayı bırakma vb.) hastalığın ilerlemesini önlemeye yardımcı olur.
Kaynaklar: Keratokonus ile ilgili bu bilgiler Mayo Clinic ve bilimsel yayınlardan derlenmiştir